Her zamanki saatinde geldi babam eve bugün.
Beti benzi atmış, keyifsiz...
- Müjdemi isterim baba! Asgari ücret 8.500 olmuş, dedim.
Babamın yüzü iyice düştü.
- Ben gidip un alayım, dedi annem.
Damla Güler Öztürk
Her zamanki saatinde geldi babam eve bugün.
Beti benzi atmış, keyifsiz...
- Müjdemi isterim baba! Asgari ücret 8.500 olmuş, dedim.
Babamın yüzü iyice düştü.
- Ben gidip un alayım, dedi annem.
Damla Güler Öztürk
vapurdan indim ya Bostancı'da
üstüme çöktü şehir
yürümekte zorlandım
ayaklarıma dolandı
gözlerim karardı kalabalıkların çığlıklarında
Neyse ki...
saçlarıma sinmiş ada havası
ve silinmemişti ada ruhu parmak uçlarımdan..
30 Aralık 2022
yürüdüm...
anılarımın arasından
bugünümün sokaklarında...
bir kedi geldi
süründü bacaklarıma.
koşamadım düne
bakamadım yarına
durdum...
arındım korkularımdan
sevemedim kediyi henüz
ama kaçmadım da.
gökyüzüne baktım...
Serin bir mavi serilmiş adaya.
Sahildeki büfeden o eski şarkı
yükseliyor dalgalarla.
İkna olmaya çalışıyorsun , diyor
sabahları erken kalkan, kedi seven o kız.
42 senelik arkadaşımdı o benim.
Bir gün ondan ayrı düşeceğimi hiç düşünmezdim. Bana yaptıklarını
herkes söylerdi de ben de her şeye rağmen “Seviyorum onu, karışmayın siz.” derdim
ama uzun zamandır biliyordum bana zarar verdiğini hatta hep farkındaydım
içten içe, ağır ağır beni tükettiğini..
Biliyordum da bakma sen.
Kadıköy'de vapur düdükleriyle
kaybettim gençliğimi.
Çığlık çığlığa dolanan
martılar şahidim.
Sulara attığım dileklerim
kıyılarına vurdu İstanbul'un.
Dayanılmaz hafifliğini
yoğun yoğun yaşadım
terk edilişimin.
Giderken
seni bana hem yasakladığını
hem de hapsettiğini
nereden bilebilirdim.
İstanbul'un başka hiçbir semtinde
bu kadar üşümedim.
damla
Kütüğüne kayıtlıların kalp sızıları ilee ters orantılıdır adı Günyüzü'nün. Boz, buruk, yorgun taşlarını kırıp Yeni betonlar diktiler...