şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2019 Salı

İki Kadeh Şarap Ve Yağmur




                             I

 Kadıköy’ün erken sessizleşen sokaklarında
 Damarlarımda iki kadeh şarap…
Ve tenime değen yağmur
Ve ben
Ve yalnızlığım
Yürüdük

Saat gece yarısını çoktan geçmişken;
Sarhoş etmeyen iki kadeh şarap
ve ıslatmayan yağmur
ayrı bir keyiftir
Sakin, karanlık bir Kadıköy gecesinde
attığım her adım ıslak ve
 biraz çakır keyif…

Ben iki kadeh yağmur içseydim
birazda şarap yağsaydı
daha bir güzel olurdu
Kadıköy’ün erken kimsesizleşen sokakları





                 II

Ama ben iki kadeh şarap içmiştim
Ama yağmur sadece tenime değiyor
                                   kayboluyordu

 (izi kalıyor muydu hatırlamıyorum.)

Ama Kadıköy’ün karanlık sessizliğinde
           Yürüdük yalnızlığımla

Sadece iki kadeh şarap mıydı
                                        keyiflendiren?
 Yoksa tenime değen yağmur mu?

Bir de iki kadeh yağmur içseydim
Ve şarap yağsaydı iliklerime dek
daha bir sarhoş olurdu,
               Kadıköy’ün hüzünlendiren sokakları
daha bir yalnız olurdu,
             Kadıköy, ben…


                                   Damla
                                   25mart2007
                                          03:18
         (saatler ileri alınmışJ 04:18)


31 Ekim 2019 Perşembe

ateş böceği




ateş böceği kendindeki ateşi bilmez,
ateşe uçar daima.

gözünü alan büyük ateşin
tek bir damlasının bile kendisini yakacağını
belki bilir belki bilmez.

ateşin kızıl büyüsüne kaptırmış gönlünü;
içindeki ateşi, yansıması sanır
gözünü kör eden büyük ateşin                                                                                       
oysa içindeki ateşe koşanlar da vardır
bilmez ateş böceği...                                                                                           
durmadan ateşe koşar
belki de neden koştuğunu hiç bilmez

  nedenleri sorgulamaz ateş böceği

                                  27 haziran 2006

30 Ekim 2019 Çarşamba

ya hayallerim?



kalabalık hatıralar 
tenhalaştırır beni
kuşku gömleklerimi sırtıma yükleyen onlar...

sınavlarda barajı aşamayan
eli dönse dili dönmeyen bir adam oldum çıktım

kuşkular üşüttü geleceğimi avucumda
düş korkusu döndürdü başımı

şiir mi tuttu yoksa dünya mı ağır?
başımı döndüren ne?

satırlara ektiğim düşlerim
karanlığa gömülüp şiirimi yuttu.

Hazırlanmadan yenildim
çiğnenen hayallerim...

                               2011- Nisan


17 Ekim 2019 Perşembe

şiirimsi


               


               Ay seni hatırlatır bana  
                    Fenerbahçe parkını
                                       yıldızları
                                            gölgemizi
                              gecenin ayazına karışan nefesimizi
                                   Ay bizi hatırlatır bana
                                         O yüzden sevmem ben dolunayı 

                                                                       17.10.2019


11 Ekim 2019 Cuma

yansı kadın




Beşiktaş-Kadıköy vapurunda bir kadın…
Saçlarının kırmızısı soluk,
yüzü beyaz, yılların yorgunluğu bakışlarına sinmiş.
Geçti oturdu karşıma
(Ne kadar da anneme benziyor.)
Ben ona bakıyorum, o bana bakıyor (çaktırmadan)
Elleri beyaz, yorgun, lekelenmiş.
Gözleri kaygı dolu, ürkek…
Bacak bacak üstüne atışı aynı annem
Omzunda yaşanmışlığın izleri…
Kadın kırgın, durgun, alımlı…
Vapur Kadıköy’e yanaşmış.
Kadın öylece duruyor, geçen zamana inat.
Son kez bakıyorum kadına, kaçamak
Vapurun camında rastlıyorum bana.
yüzüm/ruhum karışmış .

                                                 1 Nisan 2011


3 Ekim 2019 Perşembe

dilenci




İki nefes çektim
seni diledim
beni gözlerine götüren bir trendim
yollar(d)a di(n)lendim
özlemlerimi vagonlarımda biriktirdiğimde
                kendimi senime yasak ettim
rayların yıpranmış demirlerinde
dilendim,söylendim
bir köşeye çekilip di(n)lendim.
                31.01.2011

29 Eylül 2019 Pazar

gitmek gerek



“denizi var, kıyısı yok” şehirlerde tükettim kendimi
halbuki bende herkese yetecek güneş vardı;
her yeni günle yenilenirdi sevdalarım.
         şairin aşık olunca yaşadıklarını ben daha çocukken yaşardım
              fütursuzca…
         önce hayal kurmayı bıraktım(gerçeklerin içinde boğulurken)
                   uyudum uyandım aynı gün…
                               uyudum uyandım haymatlos.
Sonra “badem gözlüm beni unuttu.” 
(“elime değen öldü. yeşilim, nefesim, ezgilerim…”)
Karardım.
Sonra beklemeyi bıraktım;
“O geminin” dönmeyeceğini söylediler; inandım.
(kıyısız denizlerden nasıl dönülsündü!!!)
                        Nihayetinde de “içimdeki şarkı bitti.”
                        ne küçük bir çocuğum artık ne özgür…
                        ne memleketimdeyim ellerimde yıldızlar yok
                        ne de hayal/ şehrimde…
                                                                  Damla GÜLER ÖZTÜRK
                                                                   İstanbul- Kasım- 2017

en çok okunan

Günyüzü

 Kütüğüne kayıtlıların  kalp sızıları ilee ters orantılıdır  adı Günyüzü'nün.  Boz, buruk, yorgun taşlarını kırıp Yeni betonlar diktiler...